23 Ekim 2015 Cuma

Yaz da gel..



Çetin Altan vefat etti... Nur içinde yatsın... Kaç tane vardı, kaç tane kaldı O’nun gibi... Çok sevdiğim , kendisine canı gönülden “Biricik ağabeyim” dediğim bir arkadaşım O’nunla ilgili attığı tweetlerden birinde “Çetin Altan’ia ilgili yedi şey”  başlığı altnda çok kıymetli  şeyler paylaşmış...  

içlerinden bir tanesi söyle ;  “ Yazının vazgeçilmezliğine iman etmişti kendileri..  Atıp tutan birine “Sen bunu yazdın mı “diye sorar” Yazmadım” cevabını alınca “ O zaman git yaz da gel “ derdi.. “  Ben de buna - dünden razı olarak- uymaya karar verdim... Yazmaya, paylaşmaya... Bildiklerimi, bildiğimi sandıklarımı, tecrübelerimi,  düşüncelerimi...    Bundan dört-beş sene önce de yazıyordum birşeyler ama o zaman illa birşey anlatma derdine düşmüştüm... 5-6 saat uğraşıyordum  bir  sayfa yazı için... Ne derdine kastım o kadar bilmiyorum... Bir arkadaşım web sitesi için istedi ben de uğraştım...Sonunda bence fena birşey  çıkmıyordu ama o kadar kasmadan samimiyeti  bir yerlere sıkışmış, ciddi bir yazı  oluyordu ortaya çıkan...  Yanlış değil tabii ki... Saatlerce emek vermişim   iyi olsun diye ama frekansı farklı, malzemesi farklı, geldiği yer, farklı gideceği yer de ona göre... Bu sefer  daha başka geldiği yer...  Özü  samimiyet ve paylaşım...   Hiç bir iddiam olmadan ... Niyet içerden dışarı akışı gerçekleştirmek...  Meraklısı olursa da onlarla paylaşmak... Ne gelir, ne gösterir hesabı  kitabı, tasası ,endişesi olmadan.... Özensiz ve saygısızca değil ama samimi ve rahat .... 

Çetin ağabeyimizin dediği gibi...   

Yazalım da gelelim.. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder